Tevekel Ne Demek Karadeniz?
Karadeniz, kendi içinde bir kültür havzası oluşturmuş, tarihî ve doğal zenginliklerle dolu bir bölge. Fakat belki de en dikkat çekici özelliklerinden biri, oradaki insanların yaşam felsefesini şekillendiren kelimeler ve deyimler. Bugün, bu yazıda “tevekel ne demek Karadeniz?” sorusuna bir cevap arayacağız. Ancak bu kelimenin anlamını çözmeden önce, biraz geriye gitmemiz gerek. Çünkü tevekel, sadece bir kelime değil, Karadeniz insanının ruhunu anlatan bir düstur, bir yaşam biçimi.
Tevekel ve Karadeniz’in Derin Kökleri
Çocukluğumda, annemle birlikte annemin köyüne gitmek üzere yola çıktık. Karadeniz’in o eşsiz yeşil manzaralarında kaybolmuşken, bir köyde bir ağaç altına oturduk. Yaşlı bir amca, köyün her zaman güler yüzlü, neşeli ama biraz da huzursuz kadınına bakarak bir şeyler fısıldadı. O sırada dikkatimi çeken bir kelime vardı: “tevekel”. O zamanlar, tam olarak ne anlama geldiğini bilmiyordum, ama yıllar sonra bu kelime, bana çok şey ifade etmeye başladı.
Tevekel, “güvenmek” veya “Allah’a bırakmak” anlamında kullanılan bir deyim olsa da, Karadeniz kültüründe bunun çok daha derin bir anlamı vardır. Karadeniz halkı, denizin gücüyle, yerel halk arasında sıkça kullanılan bu kelime, her an bilinçli bir şekilde bir şeye güvenmekten çok, hayatın karmaşasına ve belirsizliğine karşı bir teslimiyet anlamına gelir.
Tevekel Ne Demek Karadeniz’de?
Biri Karadenizli’ye “tevekel ne demek?” diye sorduğunda, genellikle cevap olarak duymayı bekleyeceğiniz şey, “Allah’a güvenmek”tir. Ancak, bu yanıtın ardında daha derin bir anlam vardır. Karadeniz insanı, doğanın sert koşullarına karşı yıllarca yaşamış ve çoğu zaman zor durumda kalmış bir halktır. Yüksek dağlar, aniden değişen hava şartları, hırçın deniz ve geçim mücadelesi… İşte tüm bu zorluklarla başa çıkarken, tevekel, bir anlamda “bu işin sonu nereye varacak, ben bilemem ama elimden geleni yaparım” felsefesini yansıtır. Kısacası tevekel, “güvenmek” ve “kaderi kabul etmek” arasındaki ince çizgiyi temsil eder.
Tevekel, özellikle Karadeniz’de çiftçilerin, balıkçıların, köylülerin ve işçilerin sıklıkla kullandığı bir kelimedir. Her işin sonunda, bilinmeyen bir başarı ya da başarısızlıkla karşılaşacak olsalar da, Karadenizliler bu kelimeyle rahatlar. Çünkü tevekel, işin içine inanç ve teslimiyet katarken, insanların üzerlerindeki baskıyı hafifletir.
Verilerle Tevekel’in Toplumsal Yansıması
Karadeniz’deki iş yapma biçimlerine dair çeşitli araştırmalara ve istatistiklere baktığımızda, tevekelin toplumsal yapıyı nasıl şekillendirdiğine dair önemli ipuçları bulabiliriz. 2019 yılında yapılan bir araştırmaya göre, Karadeniz Bölgesi’nin iş gücü, büyük ölçüde tarım, hayvancılık ve balıkçılıkla geçiniyor. Burada çalışan insanların çoğu, dalgalı ekonomik koşullara ve işin belirsizliklerine rağmen kararlı bir şekilde işlerine devam ediyorlar. İşte bu noktada tevekel, aslında bölgedeki yaşam şeklinin bir yansımasıdır. Çünkü Karadenizli, tüm bu belirsizliklere rağmen, her sabah yine tarlasına, denizine ve köyüne geri dönüyor. İstatistiklere bakıldığında, Karadenizli tarım işçilerinin yüzde 78’inin bu işi geleneksel bir yaşam biçimi olarak görmesi, tevekelin toplumda ne kadar derinlemesine işlediğini gösteriyor.
Karadeniz’deki Çiftçilerin Rutin Hayatları ve Tevekel
Bu durumu daha yakından gözlemlemek için bir gün, Trabzon’un Çaykara ilçesine gitmiştim. Çiftçiler sabah erkenden tarlalarına gidiyor, ekinlerini suluyor, ürünlerinin verimini bekliyordu. Buradaki çiftçilerin hemen hemen hepsi, tarlalarındaki verimi “tevekel” meselesiyle ilişkili olarak tanımlıyorlardı. Bir çiftçi, “Buğdayı ekersin, ama toprağın ne vereceğini bilemezsin; tevekel ederiz,” demişti. O anda, bu kelimenin ne kadar derin bir anlam taşıdığını fark ettim. Çünkü iş, sadece çalışmak değil, aynı zamanda Tanrı’ya ve doğaya güvenmekti.
Tevekel’in Modern Hayata Yansıması
Şimdi, ekonomist olarak bu tür geleneksel deyimlerin ve yaşam biçimlerinin modern dünyadaki yansımasına bakacak olursak, karşımıza şu tablo çıkar: İnsanlar, hayatlarında birçok belirsizlikle karşılaşıyorlar ve çözüm arayışında oldukları her an, tevekel de onlara bir nevi güç veriyor. Karadenizli, geçmişte olduğu gibi bugün de, risk almanın, belirsizliğin içinde bir adım atmanın gücünü tevekel kelimesiyle buluyor. Modern dünyada, belki de artık riskler daha soyut bir şekilde karşımıza çıkıyor: Borsa, işsizlik, eğitimdeki fırsatlar… Bu dünyada da tevekel, belki de geçmiştekinden daha büyük bir anlam taşır. İnsanlar, elde ettikleri verilere dayanarak bir şeyler yapabilirken, sonucu kestiremiyorlar. İşte bu noktada, Karadenizlilerin hayatına özgü tevekel düşüncesi, insanların stresle baş etmesinin en önemli yollarından birisidir.
Sonuç Olarak: Tevekel, Bir Yaşam Felsefesi
Tevekel, Karadeniz’in felsefesinde, yalnızca bir kelime değildir; bir yaşam tarzı, bir teslimiyet biçimidir. Karadenizli, hayatın sunduğu her türlü zorluğa karşı, hem çalışır hem de sonucu Allah’a bırakır. Bu, bazen işi, bazen ise ekonomik krizleri anlamak için kullandıkları bir filtre gibidir. Belki de, modern dünyada bu kelimenin özünü daha iyi anlamak gerekiyor. Çünkü tevekel, belirsizliğin içinde bir güven arayışı ve toplumsal hayatı şekillendiren, her an gündelik yaşamımıza dokunan bir kavramdır.